Bu hafta sonu nereye kaçalım diyenler: Trakya Bağ Rotası !

Siz de benim gibi yerinde duramayanlardan mısınız? Hafta sonu şöyle şehir hayatından biraz uzaklaşalım, çok da uzağa gitmeden kendimizi hem bağa bahçeye hem de sakinliğe verelim; aynı zamanda arkadaşlarımızla ailemizle de keyifli vakit geçirebilelim, ama bir tutam da romantizm olsun canım deyip hem yüzeyim hem ıslanmayayım diyenlerdenseniz çözümünüz burada: Trakya Bağ Rotası 

Biz de aynı sorulardan yola çıkıp en son öyle bir yer var mı derken birden bir aydınlanma ile dibimizdeki cennete yönümüzü çevirdik:) Daha önceden Gökçetepe kampıyla Trakya’ya olan aşkımı ilan etmiştim, bu nedenle her fırsatta o bölgede bir plan yapma eğilimindeyim:) Aslında bu  baharda Barbaros Bağ Evi ile Trakya bölgesine bir giriş yapmıştım, fakat bu sefer tek bir yerle sınırlı kalmayıp bağ evi bağ evi gezelim istedik.

Trakya Bağ Rotasını kuzey ve güney olarak ikiye bölmek mantıklı olabilir: Şayet İstanbul’dan hafta sonu yada günübirlik gideyim derseniz kuzey tarafı (Chamlıja, Arcadia, Barel, Chateau Nuzun, Barbare, Umurbey bağları) tercih edilebilir; ama ben bir kaç gün kalırım derseniz güneye Gelibolu yarım adasına doğru da (Melen, Gülor, Chateau Kalpak, Gali, Suvla bağları) inilebilir.  Biz güney tarafını Gökçeada yada Bozcaada dönüşü tatilimizi altın vuruş ile kapatarak gezmeyi planlıyoruz:)

trakya1.jpg
Trakya Bağ Rotası

İlk rotamız Kırklareli – Lüleburgaz yönünde Chamlıja şaraplarını tatmak üzere Cumartesi sabah düştük yola.. Aslında planımızda önce Barel Bağ Evine uğrayıp güzel bir kahvaltı ardından Barel şaraplarını tatmak vardı ama şansımıza Barel Bağ Evi tadilattaydı:( Benden size iyi haber: Barel Bağ Evi tadilattan çıkmış ve fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla mekan konsepti harika duruyor, biz ikinci tur planlarımızı yapmaya başladık bile;) Neyse efenim sandviçlerinizi kahvenizi alın yanınıza, düşün yola! Gitmeden Chamlıja Bağ Evine geleceğinizi haber veriyorsunuz ki Arzu Hanım size tadım yapacağınız restoranın konumunu atsın. Çünkü Chamlıja bağları tamamı Kırklareli’nde olmak üzere farklı üzüm yetiştirdikleri için 13 farklı yerleşkede bulunuyor ve şarap tadımları için belirli bir lokasyonları yok. Bu nedenle Kırklareli tarafında alabildiğine geniş bahçeli bir restoranda size tadım yaptırıyorlar. Chamlıja tam bir aile işletmesi:) Bu işin girişimcisi Mustafa Çamlıca, işin pazarlama satış tarafı Arzu Hanımda ve  şişeleri görür görmez bayıldığımız etiket tasarımları da Mustafa Beyin kızı İrem Çamlıca’ya ait. Şarap tadımı için 3 beyaz ve 2 kırmızı olmak üzere toplamda 5 farklı şarap denedik. Beyaz şaraplardan 2105 Riesling, 2014 Chardonnay çok iyi olmakla beraber benim favorim Portekiz üzümlerinden 2015 Alvarinho Rezerva; inanılmaz bir aroması var. Kırmızı şaraplardan etiketiyle aklınızda yer edinecek Nev’i Şahsına Münhasır (%79 Cabernet Sauvignon, %14 Petit Verdot, %7 Merlot) biraz buruk bir tat bırakmakla beraber 2015 Malbec ve 2014 Papaskarası şiddetle tavsiye edilir;) İçime biraz Vedot Milor kaçmış gibi olacak ama; İtalya, Fransa ve Portekiz’de o kadar şarap denedim bence Chamlıja kesinlikle dünya standartlarında ve Türkiye’nin en iyilerinden diyebilirim:) Bunca zamandır ben nasıl keşfetmemişim !!

IMG_7441.JPG

Kırklareli’nden sonra rotamızı Tekirdağ Yazır Köyüne çeviriyoruz. Amacımız  Umurbey ‘in meşhur beyaz şaraplarını özellikle de Umurbey ile özdeşleşmiş Sauvignon Blanc tatmak; ama şansımıza Umur Bey yurtdışındaymış, bağ evi de kapalıydı gittiğimizde. Bu geziyi 5te3 bağlarla tamamlayabilsek de bu bünyeler yılmadı: Umurbey’in Tekirdağ merkezde restoran olarak bir yeri var; akşam orada müzik eşliğinde Umurbey Sauvignon Blancimizi içip keyfimizi yapabildik;)

trakya2.jpg

Umurbey bağlarının çok yakınında Barbare bağları bulunmakta. Mart ayında konaklamalı ve şaraphane gezimli Barbaros Bağ Evinde kaldığım için bu sefer sadece kahvaltı için Barbare’yi tercih ettik. Chamlıja’dan sonra Barbare benim için biraz İstanbulvari kalsa da kahvaltısı tartışılmaz çok iyi! Barbaros Bağ Evi hakkında önceki yazıyı okumak isteyenler için tık tık !

img_7589

Dönüş yolumuzda gezimizi Chateau Nuzun‘de şarap tadımı ile sonlandırdık. Şato Nuzunun kurucuları Necdet ve Nazan Uzun çifti uzun yıllar California’da yaşadıktan sonra bizim gibi IT sektöründen ayrılıp bağcılığa gönül vermişler. Allah söyletti umarım benim de sonum böyle olur 😀 Şato Nuzun’de (isimden de anlaşılacağı üzere:) ) şato tarzı üretim yapılıyor, daha önceki yazımda da bahsetmiştim: Şato tarzı üretimde bağ ile üretim tesisi aynı yerde olup, toplanan üzümler fazla hasar görmeden ve şırasını kaybetmeden direkt üretimde kullanılabiliyorlar. Necdet ve Nazan çifti 2005 yılında bağlarını kurmuşlar ve ilk üretime 2008 yılında başlamışlar. Tadıma önce rose şarapları ile başladık, normal roselerden farklı olarak daha koyu renkli ve benim için biraz ağırdı. Daha sonra ilk üretimleri olan 2008 Cabernet Sauvignon ile devam ettik, sanırım denediklerim arasında benim favorim ve damak tadıma yakın olan bu oldu. 2010 Cabernet Sauvignon ve 2011 Cabernet Sauvignon-Merlot-Syrah-Pinot Noir şarapları da daha yoğun gövdeli sevenler için tavsiye edilir 😉

IMG_7723.JPG

IMG_7553.JPG

Bu arada bizim gibi hafta sonu kalmalı gidiyorsanız size Santorini’nin Trakya şubesini buldum! Hem bağ evlerine yakın, hem havuzdan denize sıfır hem de 4 mevsimi dibine kadar yaşayayım derseniz konaklama için adres: Şeker Kamp ! Sabah karşınızda sonbaharın elli tonunu yansıtan bir bahçe,  havuz başında kahveniz ve önünüzde alabildiğine deniz manzarası.. Ama adamların pazarlama stratejileri kötü şekerim, otelde kalan tek bizdik kimsenin haberi yok bu saklı cennetten. Vereceksin bana orayı Sonbahara Veda, Kışa Merhaba (oraya ilk kar düştüğünde efsane şarap-sucuk partisi olur), Yılbaşı konseptli bilimum organizasyon yaparım orada !

IMG_7744.JPG

IMG_7745.JPG

t3.jpg

t4.jpg

O halde planlar benden, gezmesi sizden!

guldenisontheway !

Reklamlar

Bu hafta sonu nereye kaçalım diyenler: Trakya Bağ Rotası !” için 4 yorum

  1. Yahuu ne güzel, Trakya Bağ Rotası keşifleri artıyor! =) Bizim sitede de tek tek üreticiler hakkında yazılarımız var, bekleriz iade-i ziyarete, ayrıca şarap-sucuk partisi fikri çooook çekici.

    Beğen

    1. Hemen iade-i ziyaretimi gerçekleştireyim o vakit:) Yaa ben o konuda çok ciddiyim neden olmasın: ilk kar düştüğünde Tekirdağa şarap üreticileriyle de anlaşıp hep beraber Şeker Kamp’ta sucuk-şarap partisi organize etmesek mi:)

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s